Yükseköğretim Kanununda Düzenlenen Görevden Uzaklaştırma Tedbirinin Hukuki Çerçevesi

yök
yök

Görevden uzaklaştırma tedbiri, personelin görevi başında kalmasının sakıncalı olduğu durumlarda soruşturma başlamadan önce veya soruşturma süresince verilen tedbir niteliğindedir. Unutulmaması gerekir ki sadece çok önemli durumlarda başvurulması gereken bu tedbir cezalandırma amacı gütmez, disiplin cezası niteliğine haiz değildir.

Bu tedbirin personelin maddi ve manevi durumunu zedeleyecek nitelikte olması sebebiyle sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır. Öncelikle görevden uzaklaştırma tedbirinin atamaya yetkili amir tarafından alınması, soruşturulana iletilmesi gereklidir. Karar alınırken gerekçeli olmalı ve yasal dayanağa sahip olmalıdır. Bazı durumlarda ise yetkili amir bu tedbiri uygulamadan evvel “ön inceleme” durumu söz konusu olur.

2547 sayılı Kanun’un 53/A maddesinin b fıkrasında; “Bilimsel araştırma ve yayın etiğine ilişkin disiplin cezası verilmesini gerektiren fiiller açısından soruşturma başlatılmadan önce bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarınca inceleme yapılması zorunludur.” Şeklinde hüküm yer almaktadır. Bu nedenle “etik ihlali “şikayetlerinde ön inceleme yapılmadan soruşturma başlatılması hukuka aykırılık teşkil eder. Bu incelemeler ise her üniversitenin kendi bünyesinde oluşturduğu “bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları” aracılığıyla yapar.

Yine görevden uzaklaştırma tedbiri kararı alınırken, “Görevinden uzaklaştırılanlar hakkında görevden uzaklaştırmayı izleyen on işgünü içinde soruşturmaya başlanması şarttır.” hükmü uyarınca hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri alınan kişilerin uzun süreli belirsizlik haline maruz kalmamaları için idareye soruşturmaya başlanılması için süre verildiği görülmektedir. Bir diğer şekil şartı ise tedbirin, başlangıçta üç aylık bir dönemle sınırlı olarak alınabilmesidir. Buna ilişkin Kanun’un 53/B maddesinde; “Görevden uzaklaştırma tedbiri disiplin veya ceza soruşturmasının herhangi bir safhasında üç ay süreyle alınabilir.” denilmiştir. Eğer görevden uzaklaştırmayı gerektiren nedenler, üç aylık dönemin sonunda hala varlığını sürdürüyorsa her bir uzatma için yine üç aylık dönemler biçiminde yeni bir karar alınabilir. “Kişinin görevi başında kalmasının, soruşturmanın devamına engel olmadığı hallerde görevden uzaklaştırma tedbiri süresi dolmadan da kaldırılabilir.” Bu hüküm uyarınca 3 aylık süre devamınca tedbirin gereksiz kalması halinde son verilmemesi hukuka aykırılık oluşturur.

Görüldüğü üzere hem görevden uzaklaştırma tedbiri kararı alınması sonrası soruşturmaya başlanması için hem de tedbire ilişkin süre kısıtı konulmuştur. 2547 sayılı kanunun 53/B-5 maddesi uyarınca keyfi olarak veya garaz ya da kin dolayısıyla soruşturmaya süresi içinde başlamayan, görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasının zorunlu olduğu hallerde kaldırmayan kişilerin hukuki, mali ve cezai sorumluluğa tabi oldukları düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile görevden uzaklaştırma tedbirine ilişkin verilen yetkilerin keyfi kullanılmasının önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

Görevden uzaklaştırılan personel ile kurum arasındaki ilişik devam etmekte olduğundan görevden uzaklaştırılan personel bu sebeple memurlukla bağdaşmayan davranışlarda bulunamaz. Aynı zamanda görevden uzaklaştırmanın devamı süresince maaşlarının 2/3’ü ödenir. Tedbir sona erdiğinde ise bu süredeki maaşın 1/3’ü toplu olarak ödenir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, eksik ödenen maaşın ödeme tarihi itibariyle faizi işletilerek ödenmesi gerektiğidir.

Öte yandan önem arz eden bir diğer husus ise, üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları için özel düzenlemeler bulunmasıdır. Anayasa’da hüküm altına alınan bu düzenlemeye göre; “Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.” denmekte ve diğer kamu görevlilerine nazaran önemli bir güvence teşkil etmektedir. Aynı şekilde kanunun da “Görevden uzaklaştırmaya Yükseköğretim Üst Kuruluş Başkanları ile Devlet yükseköğretim kurumlarında atamaya yetkili amirler, vakıf yükseköğretim kurumlarında rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokullarında müdürler yetkilidir.” Hükmü bunu destekler niteliktedir. Bu tedbirin uygulanması sonucunda Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışanlar için görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesi ve bu sürenin dereceye yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak ve akademik yükselme için gerekli bekleme süresinden sayılmak suretiyle değerlendirilir. Sonuç olarak görevden uzakta geçirilen zamanlar, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve akademik yükselme için gerekli bekleme süresinden sayılır.

Kanuna göre “Soruşturma sonunda kamu görevinden çıkarma cezası önerilmesi hali dışında görevden uzaklaştırma tedbiri, bu tedbiri alan yetkililerce derhal kaldırılır.” Bu doğrultuda “Görevden uzaklaştırma tedbiri alınmakla beraber, soruşturma sonunda yetkili makam veya mercilerce hakkında kamu görevinden çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler ile ceza kararından evvel haklarındaki disiplin soruşturması af ile kaldırılanlar, bu kararların kesinleşmesi üzerine veya tedbir süresinin dolması hâlinde derhal göreve iade edilirler.”

Soruşturma sonucunda “kamu görevinden çıkarma” cezası önerilirse görevden uzaklaştırma tedbiri devam ederken, “üniversite öğretim mesleğinden çıkarma” cezası önerilmesi durumunda tedbir kaldırılır ve personel görevine iade edilir. Bunun temel sebebi, kamu görevinden çıkarmanın tüm kamu kurumlarını kapsaması, öğretim mesleğinden çıkarmanın ise sadece akademik kadrolara yeniden atanmayı engellemesidir.

Kategori : İdare Hukuku